beyaz agaç

sor hadi!Sonraki sayfaArşiv

uyumadım. oturdum sabaha kadar düşündüm seni.sessiz sedasız.çıtımı çıkarsam dağılırdı bulutlar ve odanın karanlığı çökerdi üstüme.uyumadım seni düşündüm yalnızlığımla. kitaplarda seni aradım. yazdıklarımda dinlediklerimde yetmedi.. bende oturum sabaha kadar hayal ettim gözlerini. içinde çeşit çeşit mallar vardı. benim gözlerim senin ki kadar güzel masalları bilmezdi.o yüzden belki sevdim gözlerini.okudum saatlerce. kendimi düşünsem sadece hatıralar bulurdum kanayan. kalktım acı bir kahve pişirdim kendime. ağır ateşte. sonra oturdum canım önüne .sigara yaktım en uzunundan.içime çekerken sen vardın.dumanı karıştırırken yıldızlara ben..uyumadım.yıldızlara baktım. o karanlıkta uçmayı denedim.uçtum.yağmuru taşıyan bir bulutta ıslattım saçlarımı.sen estin kurudum.seni anlattım,sazlar çaldı.korkmadım hiç düşerim diye.halbuki çok düşmüştüm.ama sensin.sen aklımdaydın ben korkmadım.

 şarkılar acımasız.cevaplar da öyle. hele yaşananlar en acımasız onlar.yada bendim yaşadıklarımla hayatımı acımasızlıklarla dolduran.yalanlar söylemekten bıkmadım.bir sana söylerken utandım.sen hep anlardın yalanlarımı. yalanlarla ayakta dururum sanarken sen yalanlarımla düşerken tuttun hep.

"Gazeteci Lisa Howard Bir devrimcinin sahip olduğu en önemli özellik nedir? diye sorar röportaj sırasında. Che yanıtlar : Aşk. Bu yanıt çok şaşırtmış olmalı ki tekrar etmekten kendini alamaz genç kadın. Aşk? İnsanlık aşkı, doğruluk ve adalet aşkı. Bunları taşımıyorsa benliğinde, gerçek bir devrimci değildir o."

-